İş hayatım boyunca hep proje odaklı yaşamışımdır. Projeleri sadece sonuçlarından ibaret zannediyorsanız muhtemelen bu cümle yerini bulmaz. Proje en az sonucu kadar sürecinde önemli olduğu, sonucun süreçten bağımsız düşünülemeyeceği bir konseptir. Neden bu kadar şekilli kelimeler kullanıyorsam. Özetle : Doğru zamanda, doğru yerde, doğru kişilerle, doğru şeyleri yapınca başarının kendiliğinden geleceğine inanmışımdır. Pratikte olabildiğince doğruyu bir araya getirerek değer(ler) üretebilir, doğru kanalizasyonla bunları bir sonuca dönüştürebiliriz.

İşte sondan bir önceki gündeyiz. Sondan bir önceki adımda. Sıra sonu yaratmakta. Bakmayın sonlar da başlangıçlar kadar önemlidir. Olabildiğince pürüzsüz bir son olmalı, açıkta kalan uçlar bağlanmalı. Hele sizin için bitmiş bir proje başkaları için devam edecekse yapıması gerekenler kadar yapılmaması gerekenlerde iyi seçilmeli ve olabildiğince mutlu bir son hazırlanmalı. <br />
İlk dillendirildiğinde kaçış olarak değerlendirilse de,ve tepki ile karşılansa da, bu gün herkez kabul etmiş durumda. Sonuçta hiçbir son gün bir önceki günden bağımsız değildir, o da bir öncesinden,….. oda ilk günden bağımsız değildir. Bu sonu başlangıçtan itibaren el birliği ile yarattığımızı kabul etmemiz gerekir.

Öbür taraftan işin başında planlanan noktaya gelinmemişse başarılı bir son olarak değerlendirilemez. Ya planda bir problemimiz var demektir bu, ya da süreçte bir şeyler yanlış. Her iki durumda da bir hasar kontrolü yapmak en akıllıcası olacaktır, çünkü ilerleme kaydedemezken devam etmeye çalışmak kaynakların boşa tüketilmesinden başka bir sonuç doğurmayacaktır. İşte sonlar bu yüzden önemlidir. Kazanmak ve kaybetmenin göreceli olduğu bir ortamda insan kazanmayı da, kaybetmeyi de bilmeli. Sonlandırırken neyi kazanıp neyi kaybettiğini daha iyi bilmelidir.

Dedikya proje odaklı bir hayat tecrübesi bizimkisi. Bir çok başarısızlıkla dolu bir açıdan. Diğer taraftan bu yenilgiler, bir çoğunun en büyük zaferlerinden bile önde, daha üstte bir noktada. Evet bunu birkaç yıl önce okumuştum savaş sanatı kitabı üzerine yazılmış bir makalede. Bir insan savaşlarını iyi seçmeli. Her savaş kazanılmak için savaşılamaz ama her savaş daha büyük resimde bir amaç için savaşılır. Kaybetmeyi bilen komutan, kazanmayı bile bilemeyenlere göre büyük resimde daha öndedir. Sanırım Sun Tzu’nun “Gerçek generaller, arkalarında hükümdarları, önlerinde düşmanları, altlarında toprakları, üstlerinde ise cennetleri olmayan savaşçılardır” sırrı da böyle kendini gösteriyor bize.

Geldiğimiz nokta da amaç açık uçları toplamak ve stabil bir pozisyon yaratmak. Yenilikler peşinde koşmak yerine, var olanı iyleştirme ve hataları tesbit ve düzenleme. Bizimde yapmamız gereken/ yaptığımız bu!!! an itibariyle. Öte yandan işin sonuna gelince, şöyle geriye dönüp bakmaktan alı koyamıyor insan kendini. En başa odaklanıyor akıl, gözlerin önünden film şeridi gibi akıyor geçen zaman.

Şimdi bütün bunları niye buradan paylaşıyorum sizinle? ki bu daha serinin ilk yazısı. Bu hikaye başarıyla başarısızlığın en koyun koyuna yattığı, en çok üzerine düşünülmesi gereken ve ders alınması gereken bir hikaye, sen bunu yaptın ben bunu yaptımdan çok, bunlar yapıldı bunlar yapılamadı üzerine, kişisel detaylar ve şirket sırlarından arındırılmış, yazılması, okunulması, üzerine düşünülüp dersler çıkarılması gereken tamamen yaşanılmış, tamamen hayal ürünü bir hikaye.

Yıllar değişse de amerikanın demokrasi anlayışı değişmiyor. İmparatorluk kültürü oluşturamamış bir imparatorluk onların ki ve sadece holywood filimlerinde oda uzaylılara karşı kurtarırlar dünyayı…

Saldırı zamanı 8 : 15

Devamı

Tired of Sql ?

Thankfully there is NoSql and Mongo DB

I can’t remember when or where to start reading SM but it became one of my daily rituals. Actuallly obsession is the right word.

Check This Out :

Web : http://www.smashingmagazine.com/

Twitter : https://twitter.com/smashingmag

insanlar bazen biletbank’ı soruyorlar, ne zaman bitecek diye? sanırım bir ömür yetmeyecek :D

En az bilgisayar tarihi kadar eski bir tarihi var online reservasyon sistemlerinin. Biletbank ta bu sistemlerin (en azından Türkiye için) açılan kapısı olmaya aday, ancak Biletbank gözünüzün görmediği bir kapı. Biletbank en kısa cümlelerle bir standart oluşturma, optimize etme ve basitleştirerek sunma projesi. Sizlerin hayatına ise birden fazla yolla girecek,
mesela Turkcell Seyahat

Güzel kitap.

Bir arkadaşa hediye etmek için aldım, şimdi kendim okuyorum. Problemlerin sınıflandırılması ve sunum biçimi güzel. Bazen yeterince açıklayıcı değil problem sunumları oda yazarın değil problemi yaratan insanların problemi sanırım…

Einstein Bulmacası
Aklınızın Sınırlarını Zorlayacak Bulmaca ve Paradokslar

İnsanın kendine yakışanı giymesidir.

Yiğit Özgür Mülakat

Bende tam onu diyordum. Mehmet hoca güzel bir konuya değinmiş. Efendim adamlar üşenmemiş, ülke ülke araştırmışlar.   Pisa 2006 Results

Mehmet hoca da oturup yorumlamış Mehmet Altan 25 Nisan Pazar

Ben şu kadarıyla özetleyeceğim. Çocukları kitap yükü çeken eşşeklere çevirmeyin. On bileceğine bir bilsin onu da düzgün öğrensin. Ondan sonra saksıda yetişen mühendisler, kendini da vinci zanneden teknisyenler gereksiz kalabalık oluyor. Buradan milli eğtim bakanına sesleniyorum. “Moruk Naber?”

Ben mi ?  ben süperim zaten….

Bence süper olmuş. Android.Wordpress . Indiremez iseniz WordPress .apk arayın